Makaleler
 
RİSALE-İ NURLARI KALBİME YAZDIM

                                                           Said Mürsel Çeşitcioğlu

Ağustos ayının sonunda bir okuma programında çekik gözlü bir Nur talebesi ile tanıştık: Abdûlhalim Bania… Filipinler’den gelmişti ve Türkçe bilmiyor-du. Ama dersi dikkatle dinliyor, okuduğumuz met-ni saatlerce takip ediyor, namazı şevkle kılıyordu.

 

    Osman Yüksel Serdengeçti’nin, Nur talebelerin-den bahsederken ifade ettiği gibi o­nda “Kur’ân ye-ni nâzil olmuş gibi, aradığını bulmuş gibi bir hâl” vardı.

    Hayat hikâyesini, Müslüman oluşunu merak et-miştim ve dinlenecek çok şey olduğunu düşünü-yordum. Çünkü anlatılanlara göre kahvaltı esna-sında balı göstererek Risâle-i Nur’dan öyle sözler söylemiş ki sofradakiler Abdûlhalim’e hayran kal-mış. Kendisiyle röportaj yapmak istediğimi ve inşallah Nur talebelerinin gazetesinde yayınlana-cağını belirttim. Kabul etti; biz de armut ve erik ağaçlarının altında sohbetimize başladık.

    “10. Sözü okuyup da Allah’a ve Ahirete inanma-mak mümkün değil”

     Eski adıyla Allen’in ihtida öyküsü hayli entere-san. Müslüman olduktan sonra ise şüpheler ve    sorularla boğuşmuş sürekli. Ancak Nur talebeleri ile tanışınca, aklı, kalbi ve ruhu tam tatmin olmuş. Şimdilerde Risâle-i Nur’u, bilhassa 10. Söz’ü sırf orijinalinden okumak için Türkçe öğreniyor. 10. Söz’ü çok seviyor ve diyor ki: “Cennet-Cehennem üzerine beni aydınlattı. 10. Söz, görünmeyenleri ayan-beyan görünür hâle getiriyor. 10. Söz’ü oku-yup da Allah’a ve ahirete inanmayan aptaldır.”

“Ezan bir davetti; çağrıldığımı hissediyordum”

    Allen Bania; Hıristiyanlığın Evanjelik mezhebin-den. Müslüman olana kadar Cagayan şehrinde üç sene papaz yardımcılığı yapmış ve 1999 yılında Müslüman olmuş. Risâle-i Nurlarla ise 2006 yılın-da tanışmış. Kendisi Filipinler’de ilk yerli vakıf. Me sleği ise inşaat mühendisliği.

    Öncelikle, Filipinler’de kendisini iman hizmetine vakfeden Abdülhalim’in ihtida başlayalım:

    Filipinler’de üniversitede okurken, okullarının ya-nında bir mescid var. Her gün ezan sesi geliyor mescidden. Ezana hayran kalıyor. Kendi ifadesiyle “Ezan bir davetti. Çağrıldığımı hissediyordum” di-yor. Sınıftaki Müslüman arkadaşı Filipinli Muam-mer’e, mescide gitmek istediğini söylüyor ve o gün gidiyorlar. Mescidin imamı “The Muhammed in the Bibble” (İncil’de Muhammed) adlı bir kitap ve Hıristiyanlıktaki yanlışları anlatan bir kitapçık hediye ediyor. Allen, o gün abdest almak istiyor ve arkadaşına bakarak abdest alıyor. Ardından şehadet getirmek istediğini belirtiyor ve Müslüman oluyor. İslâmiyet’i seçeceğini Muammer bile tahmin etmiyormuş.

 

“İyi ki İslâmiyet’i kitaplardan öğrenmişim”

 

    Mescid ziyaretinden sonraki günleri, Abdülhalim şöyle özetliyor: “İncil’deki yanlışlıkları tespit ettim. Müslüman olduktan sonra 7 yıl boyunca İslâmiyet ve Hıristiyanlığı mukayese ettim. İlk beş yıl hiç namaz kılmadım. Kur’ân okumayı öğrenemedim. Muammer de okuldan ayrılınca kimse kalmadı.”

 

    Bu süre zarfında Fransız doktor Maurice Bucaille’nin yazdığı “The Bibble, Qur’an and Science” (İncil, Kur’ân ve Bilim) adlı bir kitaptan da yararlanmış. Ancak yine de soruları varmış. Bu mukayese ihtiyacının nereden geldiğini ise şöyle açıklıyor: “Kafamda sorular vardı. Hıristiyanken pa paza soramıyordum. Yardımcısıydım ve cesare-tim yoktu. Meselâ; ‘İncil, Allah kelâmıysa neden kitap için kavga ediyor bu Hıristiyanlar?’ diyordum.

 
   Filipinler’de yaklaşık 3000 çeşit Hıristiyanlık var. Birbirlerini anlamıyorlar, devamlı tartışıyorlardı.” Ardından da ekliyor: “Ezanı anlamıyordum. Ama duyunca bir güzellik hissediyordum.Ve davet hissi veriyordu.”

Müslüman oluşunu böyle özetliyor Abdûlhalim. Ama şunu da belirtmeden geçemiyor: “İyi ki İslâmi-yet’i kitaplardan öğrenmişim. Eğer oradaki Müslü-manlardan öğrenseydim, herhalde Müslüman ola-mazdım. Çünkü Müslümanlar, İslâmiyeti yaşamı-yorlar.”

“Risale-i Nur’un hakikatlerini kalbime de yazıyorum”

    Abdûlhalim Bania tam anlamıyla Risâle-i Nur’a aşık olmuş. Aklında kalan bir cümle, bir pasaj olup olmadığını soruyoruz. Bir çok vecizeyi ezberlemiş bile. Soruyu cevaplandırdıktan sonra kafasını ve kalbini işaret ederek şöyle diyor: “Ben bu hakikat-leri sadece beynime yazmıyorum. Kalbime de yazıyorum.”

“Risâle-i Nur bir hazine”

    Filipinler’in ilk yerli vakfı olan Abdülhalim’e, Risâle-i Nur hakkındaki kişisel görüşlerini soruyo-ruz. Şöyle cevap veriyor: “Risâle-i Nur, kâinatı çözmemi en kolay, en uygun, en mantıklı şekilde sağlıyor. Risâle-i Nur, binlerce penceresi olan bir saraydır. Ama bana bir pencereden bir manzara açıldı sadece. Özetle; o manzara bana her şey için yetti. Ve Risâle-i Nur’daki hazineye kanaat getirdim. Risâle-i Nur mikroskop gibi görev görüyor. İlk başlarda anlayamadım, fakat sonraları çözdüm. Ateistlere ve diğer dinlere mensup insanlara Risâle-i Nur yaklaşımıyla hakikatleri anlatınca tasdik ediyorlar. Bu yüzyılda ancak delillerle bir şey anlatabilir ve inanabilirsiniz.”

Risâle-i Nur’un sair dinî kitaplardan farkını ise şöyle izah ediyor: “Nurların farkı; kâinat kitabını esas alması ve gerçeklere bilimsel yaklaşması…”

Günümüze bakan ilginç bir hikâye

Röportajın sonunda Nur talebelerine bir mesajı olup olmadığını sorduğumuzda ise, Abdülhalim Bania biraz düşünüyor ve bildiği bir hikâye olduğunu, bunun yeteceğini belirtiyor: “Bir zamanlar bir çiftçi varmış. Bahçesinin her tarafına bir tür çiçek ekmiş. Çiçek çok renkli ve güzelmiş. Güzelliğinin yanında esasen bir çok hastalığa şifaymış. Ancak köylüler çiftçiye inanmamışlar.Ba-zı köylüler ise inanmışlar ve hastalıklarına şifa bulmuşlar. Br gün o civar köylerden birkaç adam o çiçeğin şöhretini duymuş ve tohumunu köylerine götürüp ekmişler. Şifalı olduğunu o­nlar da görmüş ve her yere o çiçeğin tohumunu ekmişler. Çiçek bütün köylerde yayılmış ve artık herkes bahçesine o çiçekten dikmeye başlamış. Ama çiftçinin köyün-de insanlar hâlâ o çiçeği yetiştirmiyor ve çiftçiye inanmıyorlarmış. İşte bu çiftçi, Bediüzza-man Said Nursî’dir. O çiçekler de Risâle-i Nurlar-dır. Ben o çiçeği buldum. Şimdilerde ise çiçeği bü-yütmenin peşindeyim.”

Selâm ve duâ ile…






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:
 
  Bugün 29651 ziyaretçi (52750 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=



More Cool Stuff At POQbum.com